29/3/2009 - Her sabah cenin pozisyonunda kalkarım uykumdan
Erdem, acizliğini bilmektir. Her gece uçarım ben kainatın en uzak köşesine, kendime bakarım, bir koku burnumda. Ben kendime baktıkça cüssem büyür, cüssem büyüdükçe büzülürüm yatağımda, sebep ararken kendimi bulurum, kendime giderken tanrıya çıkarım. Tanrıdan önce son çıkışa, şeytana gittiği için itimat etmem. Bir garip denklemdir bu, sürekli aynı değişkenleri sokarım, farklı sonuçlar alırım, çünkü denklem zamana bağlıdır. Denklemin grafiğinde en büyük dalgalanmalar 7 sene öncesinden başlayıp 2 sene öncesine kadar gelirken, yüreğimdeki dalgalanmalar denklemin türevinde her x için sonsuza yakınsar, ve ben türev almaya devam ederim. Denklem ile ben değişirim, değişkenler sabittir. Ben sabit kalsam değişkenler değişir, farklı sonuçlar çıkmaya devam eder. Sonuçların bir kısmı günah olarak yazılır, bir kısmı günahları sildirir, sevap hanesi hep boştur. Günah hanesi dolar peyderpey, mükemmel uyumlu bir çift gibi, gözlerim ile aynı anda boşalırlar. Gözlerim günahlarıma sarılıp uyur, şeytan girer aralarına. Şeytan acizdir, bedene bürünse prada giyer miydi bilmem ama bizim normal karşıladığımız şeylerin çoğunu yapmazdı, çünkü şeytan aptal değildir, sana onları yaptıran da şeytan değildir. Sen yaparsın, şeytan basın açıklaması yapar ve olayı üstlenir. Maksat namı yürüsün. Mesela gerçekten bedene bürünüp aramızdan biri olsaydı aşık olurdu ama ilk görüşte tipine bakarak değil, dediğim gibi, şeytan aptal değildir. Duygularıyla haraket etmezdi, ama bir çok kişiyi bunu öğütleyip kullanırdı. Kadınlara " asıl önemli olan duyguların " diyerek binlercesini becerirdi mesela, ve pek tabi eşcinsel eğilimi olan erkekleri de. Sizlere günaha giden yolda sadece 1 adım atmanızı öğütlerdi, keyif almanızı, ama az günah işlemenizi öğütlerdi. 2 haneli yaşlara henüz girmiş insanların daha doğru düzgün kalem tutmamış ellerine karşı cinsin organını tutuştururdu. Bir elinizle kâh kendinizi kâh karşı cinsi sıvazlattırırdı size senelerce, 20 li yaşlara geldiğinizde bir bakardınız ki geçmişiniz bol bol aşk içerirken henüz okuduğunuz kitaplar sadece okullarda verilen ödev kitapları. Bu yıllarda şeytanın size günah işletmek için gerekli olan 2 şeyi çoktan sağladığını farkedemezdiniz yine eğitimsizliğinizden. Duygular, ve eğitimsizlik. Mantık yoluyla zorlardı bazen kapıları, size cehaletinizin verdiği sınırlı bilgiyle doğru gelirdi üstelik, cahil cesaretini de koyardı üstüne, kendinizi uyuşturucu partilerinde bulurdunuz, çıplak ya da giyinik, o sizin şansınıza bağlı, ama ister çıplak ister giyinik olun, artık ruhunuz çıplak olurdu, tıpkı bakir ya da bakire olduğunuz halde ruhunuzun çoktan orospu olması gibi. Orospuluğunuzada kılıf bulurdu savunmanız için, hem de yüzlerce. Genelevlerde bu işi icra edenlerin akşam olunca " Alnımınızın teriyle yine rızkımızı çıkardık bugün " demeleri gibi saçmalardınız, ama farketmezdiniz. Belki yeterince iyi olursanız bu zanaatinizde, taş bebek ünvanlı manken, seksi ünvanlı oyuncu, süperstar ünvanlı şarkıcı da yapardı sizi. Fena mı olurdu? Artık muhattabınız olan organların yakınındaki ceplerde leblebi yerine tomarla para olurdu. Erkekseniz başka yollardan kışkırtırdı sizi, kadınlara ulaşmanız için paraya ihtiyacınız olduğunu söylerdi, doğru da söylerdi, ama paraya tırnağı kadar değer veren bir insanın kalitesi hakkında birşey söylemezdi size, çünkü şeytan yalan söylemez. Para için herşeyi yaptırırdı size, ve tabi kadınlar için, akıbetinizi bilmeden tapardınız paraya ve kadına. Dolandırıcılığı öğütlerdi, hırsızlığı, devletten çalmayı öğütlerdi. Yapardınız bunları çünkü aklınız okuduğunuz araba ve erkek dergilerinin yapamadığı birşeyden hala yoksun olurdu, ömrü idrak edemezdiniz, kendinizi baki sanırdınız. Karunun onca hazineye rağmen en ufak bir parçasının kalmadığını göremezdiniz ama bir ferrariniz ve bir kaç milyon dolarlık bir servetin kaç vajina ettiğini anında hesaplayacak yetide olurdunuz. Ömrünüzün sonuna doğru yaklaşırken "ben iyi bir insandım" dedirtirdi size, faizdeki paranızı düşünürken sürdürürdü alnınızı seccadeye, tavşan gibi beklerdiniz ölümü. Erken bulursa eğer sizi ölüm, yakınlarınızı isyan ettirirdi tanrıya, sanki uzun ömrün size ya da onlara bir faydası olacakmış gibi, sanki ölmeyen biri varmış gibi. Şeytan bunların hepsini yaptırırdı, ama hiç birini yapmazdı, çünkü şeytan isyankardır, ama aptal değildir. Belki günahkardır ama onun günahı isyanındandır. Secde edilecek kadar kıymetli olduğunu düşünen var mı? Biri bana secde etseydi bu beni utandırırdı, kendimi bilirim ben, neye sahip olduğumu değil, sahip olmadıklarımı da değil, sahip olamayacaklarımı bilirim ben, onları isterim. İstedikçe bilirim acizliğimi, bildikçe daha da korkarım, iliklerime kadar titretir beni bu korku. Bu yüzden her sabah cenin pozisyonunda kalkarım uykumdan.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/4/2008 - Merhaba Ben Bir Gerizekalıyım
* Merhaba ben bir gerizekalıyım, zemin katta olduğum için apartman kapısı bozulunca zilimi çalarlar, ben de çoraplarla çıkıp apartman kapısını açarım, çoraplarla kapıda kalıp çilingire o şekilde yürümek zorunda kalmışlığım olmuştur. Çilingirlerden tiksinirim, bir tane dandik kartla kapıyı açıp 20 ytl alırlar, bir de kapıda kaldığınız için pis pis sırıtırlar, belkide çoraplardandır bilemem. Bazen kafam atar, 50 saate yakın uyumam, sonra kız arkadaşımla buluşunca onun yanında uyurum, salyalarımı akıtırım üstüne başına, ayrılmak isteyince de ıslak ıslak öperim, iyice tiksindiririm. Çizim masamın altına kendime yuva yaparım, " enee burası benim evimmiş mesela " derim, çocukluğuma geri dönerim, istediğimden fazla dönüp altıma pislerim. Bazen mahallenin çocuklarını eve toplayıp bundan sonra beni oyunlarına almazlarsa pataklamakla tehdit ederim, sonra içlerinden bir iki tanesinin gözleri dolup dudakları titreyince grubun bozulan boncuk atan plastik tabancalarını tamir ederim, kıyamam onlara, ama yinede patlarım bir iki tane, çocuk bu, top gibi, vuruyosun duvardan sekip geri geliyor. Evim yokuşun tepesindedir, patenle gelirim okula, yukarı çıkamam sonra, kantinde uyurum, yine akıtırım salyalarımı, kantinci döver, sonra farkederem ki mahallenin çocukları dövdürmüş beni. Kapımın önüne parkeden BMWyi sahiplenirim, ara sıra çıkar yıkarım arabayı, komşular benim kapımı çalar arabayı çektirmek için, çekemem kardeşim derim kavga ederim, çok mutlu olurum kapıyı yüzlerine kapatınca, filmlerdeki gibi burunlarına denk getirmek isterim, yapamam. Apartman yöneticisini devirmek için darbe girişimleri yaparım, kocası gelip kapıma dayanır sonra, kapıyı açmadan laf dalaşı yaparız, yalnız yaşıyorum ben korkarım bıyıklı adamlardan. Yöneticiyi devirirsem apartmanı süper lüks yapacağımı vaad ederim, arka bahçeye havuz yaptırıcam derim, şişme havuz fiyatlarına baktım, olur gibi. Evime bazen kediler girer, üstlerine havlu atarım, koşuştururlar evde, kapılara çarparlar, bazen ben kapıları üstlerine çarparım, çok komikler, öldü bir iki tanesi, çok komikler. Şizofren olduğum için ev sahibi beni evden çıkarmak ister, 1923 doğumlu ev sahibime " Kalp pilin mp3 playerıma olur mu ya bakayım bi " derim, elimi göğsüne doğru uzatırım bunu söylerken, korkuturum, çıkartamaz evden, bunu yapınca koşa koşa kaçar 5. kattaki evine, ben de arkasından koşarım çoraplarla, 3. katta tıkanıp yukarı doğru bağrırım, küfrederim, kapı arkamdan kapanır, yine çoraplarla dışarda kalırım, çilingirlerden iyice tiksinirim. Evimden telefon çekmediği için bütün GSM operatörlerini arayıp küfrederim, evimden telefon çekmiyor derim, yüzüme kapatırlar telefonu, kanepemde oturma eylemi yaparım, kimsenin haberi olmadığı için ilgilenen olmaz, götüm pide gibi olunca kalkıp yürürüm evde biraz bacaklarım açılsın diye, sonra öğünler arası açlık grevi yapmaya karar veririm. Arkadaşlarım eve geldiğinde, son otobüs saatlerine yaklaştığımızda, bir arkadaşıma uyuyunca tecavüz ettiğim için tutuklandığımı söylerim, korkarlar, kalmazlar evimde, sevgilimin bir kere geldiğinde yattığı yastığı kimseyle paylaşmak zorunda kalmam, evde kimse olmayınca demokrasiden vazgeçip monarşiye geçerim kral yine ben olurum, bazen sevgilim gelir o zaman kral o olur.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/6/2007 - Öpücük
Öpücük Atmak
Öpücük atmak kötüdür, pistir, iğrençtir. Şimdi size en iğrenç öpücükleri sıralıcam. Nerden aklınıza geldi lan bunun böyle abuk bir konu diyenlere hemen anlatayım başımdan geçenleri. Sıradan bir gece Yalı'dan eve doğru gidiyorum aklım dağınık, ilişkiler üstüne düşünüyorum, o sırada çok eski bir arkadaşımı gördüm. Normal bir insan ne yapar bu anda? " Naber abi? " der dimi? Ben neden öyle yapmadım? Allah cezamı versin neden ben arkadaşımı görünce öpücük attım? Niye? Neden şimdi bir grup insan eşcinsel olduğumu düşünüyor? Allahım bana bi tek sigara bide sabır ver! Gelelim diğer iğrenç öpücüklere.
İğrenç Öpücük 2: Cafede kız arkadaşınızla oturursunuz. O an için karşınızdaki arkadışınızdır ve dişidir. Henüz sevgili mertebesinde değildir ama yazışmalar vardır inceden aranızda. Biralar artık etkisini gösterir. Kafanızı uzatırsınız beklersiniz ki o da uzatsın. O size manasız bir bakış atar sizde öpücük atıp yanağını sıkarsınız arkanıza doğru yaslanırsınız gerinirsiniz sanki beliniz ağrımışta o yüzden eğilmişsiniz gibi.
İ.Ö 3: Yine bir cafe ortamı... İçeri bir kız arkadaşınız girer size öpücük atar selam vermek için yanında erkek arkadaşıda vardır. Onun öpücük attığını görmemiştir ama tam siz öpücük atçağınız sırada göz göz gelirsiniz ve öpücük içinize kaçar. İçinize dediysem çok ters biyerinize çok ters bi şekilde kaçar.
İsadan Önce 4: En iğrenç öpücükte tik öpücüğüdür. Bu vesileyle okul müdürünüzden otobüs şöförüne kadar çok geniş yelpazede bir meslek grubunu öpmek suretiyle işlerinizi kolaylıkla halledebilirsiniz
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/5/2007 - Lise Nedir?
Lise nedir? Lise bir grup gencin belirli bir ortamda toplaşıp yaramazlık yapmasıdır ki bunu müdüriyet denen kutsal birlik “ disiplin ” ile ödüllendirir. Hepimiz liseyi okuduk neler atlattık kimbilir? ( Neden böyle duygusal yazıyom lan direk konuya gireyim ben ) Sizin yapamadığınızı yaptık ( OH BE rahatladım ) müdürü tehditte ettik, müdür yardımcısının odasının önünde sigarada içtik, sıkılınca okuluda yaktık, kısaca okulun ağzına sıçtık. Hiç örnek adam rolü yapamıycam. Böyle yaşayın lan liseyi müdüriyet illalah desin sizden ama abartmayında nerde durcağınızı bilin mesela kendi çişinizi içtiğiniz için atılmayın okuldan. Bunları yalnız yapmayın. Kendinize disipline giderken canınız sıkılmasın, yolda muhabbet edin diye arkadaşlar seçin, disiplin yolu uzundur çünkü. Pis 7'liyi alatiyim size grubun karakterlerini sayayım siz zaten hikayeleri anlarsınız neler oldu neler bitti diye.
Anıl Sürgel: Ağır abidir, kızlara düşkündür ama bir o kadarda “ herkes bana aşık “ havası vardır ki aslında çok ta kimse aşık değildir kendisine. Marlboro içer, arabalardan konuşur, mafyaları sever sayar, esprilidir, cümle kuramaz kurabilenide sevmez, En bakan ev ( ilk görceğin ev ) , patapata vuf vuf ( uçak ), mokokoloko ( coco loco ) gibi terimleri lügatında bulundurur. Bulundurmayanıda ayıplar.
Ata Menderes Alper: Ağır abidir. Deniz Baykalın 18 lik halidir. Muhalefettir. Sustalıları sever. Kavgadan korkmaz ona göre çelimsiz 5 kişi 2 tane godzillayı dövebilir. Hırslıdır, sorumludur, ideal koca karakteri vardır. Süperkız diye bir kavram yaratıp senelerce onu aramıştır.
Cem Deniz Sayıner: Hatıraları bitmez. Aşıktır ve hep öyle kalacaktır. Zeki çevik ahlaklı ve esprilidir. Camel içer ama parasız kalınca Winstonuda bayıla bayıla içer. Doktor çocuğudur ama aslında bir başbakan çocuğu olmalıdır zira o kadar o.çocuğuna verilebilcek en iğneleyici cevapları verebilicekken vermeyip güler geçer. Eşcinsellerden korktuğu kadar ölümden korksa sigarayı bırakabilir. 5 milyarla dünyayı gezmek gibi eteresan fikirleri empoze eden garip arkadaşları vardır.
Cenk Boduroğlu: Kendisi 89 ludur ( Çocuk lan daha ne arıyor bu aramızda? ). Kendisi ilk önce gruba +1 olarak dahil olmuştur daha sonra çok sevilince grubun yönetimini eline alıp adınıda Hero 1 vs 7 götlekler olarak değiştirmiştir. Basket oynar. Potaya smaç basarken sık sık beli tutulur zira potaya eğiilirken dizini kırmaz belini bükerek eğilir ama yinede akıllanmaz.
Doğuş Çimen: Kalbur üstüdür, efendidir, ve o da tek eşlidir. Basketle ilgilenmiştir ki boyuda hayli uzundur. Grubumuzun Corvette kullanabilmiş, tamponunu düşürüp farketmemiş tek üyesidir. Tek oturuşta onlarca boyoz 20 küsur dilim pizza falan yer. Dünya rezervlerini sömürmekle meşguldur. Böyle bir adamın Gaziantepte okuması... İşte bu beni hüzünlendiriyor.
Ozan Genel: Kendisi mevcut yaşamını geçmişle ilgili kötü anılarıyla geçiriyor. Mesela çok mutluyken bi an durup " Abi okan ilkokulda benim hoşlandığım kızın poposunu sıkmış ya nasıl yapar bunu ya " diyebiliyor bizide güldürebiliyor. O da grubumuzun kadrolu aşıklarından ( La baktımda aslında biz adam olmuşuz ). Ayrıca hayli kötü araba kullanır ( kardeşinin iddiası bu ), ama zeki çocuktur ODTU de okuyor şuan mesela... Ama önümüzdeki senelerde orda tutunabilir mi bilemem, Daha geçen gün " abi adamlar acayip inek böyle garip garip tipler var görmen lazım ya " dedi bilmiyorum artık Allah sonunu hayır etsin.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/4/2007 - Lan!
* Bahar gelmiş memleketime. Çıkın alışveriş merkezlerinden. Galataya gidin bir rakı için. İmkanı olanlara bu mevsimde İzmir Kordon'uda önerebilirim. Evlerde tıkılmayın aranızda " ne baharı lan ben oturur evimde PS 3 oynarım " diyen varsa acıyan gözlerle bakıyorum haberiniz olsun. Güneş görün azcık, albinolu gibi gezmeyin ortada. Gidin bir parka, evde Jack Daniels içiceğinize arkadaşlarınızla parkta şarap için sonra başınız dönünce çimlere uzanın gökyüzünü seyredin, tinerci çocuklardan da korkmayın zararlı değiller emin olun, farkında olmasakta burjuvalar daha zararlı onlardan, çevrelerine ve dünyaya, börtü böcük görün bir ağaca dokunun, klavyeye yada oyun konsoluna dokunmaktan daha iyi bir hissiyat. Doğa elinden gelenin en iyisini sunmuş tüm hislerinizin emrine, doğanın bu teklifini geri çevirmeyin. * İzmir deyince aklıma geldi. Geçen gün İzmir'e giderken otobüse 3-5 tane gazete alıp bindim yolda canım sıkılmasın diye. Meğer insanların gençlikten beklentileri ne kadar düşmüş ya. Arka dörtlüde oturdum geri kalan 3 kişi 60 yaşlarında amcalardı. Bir tanesi " Aaa sizler gazete okurmusunuz ? " gibi iğneliyici bir laf söyleyince muhabbet açıldı arka 4'lü kaynaştı bir anda, gençliği uyuşturucu, sex, alkol, para dan başka birşey düşünmeyen insanlar topluluğu olarak tanımlamışlar kendilerince. Tamam hepimizi toplayınca bu çıkıyor ama o kadar ümitsiz vaka lar değiliz dimi? Değiliz deyin birşey deyin moral verin ya! Neyse... Sonra muhabbet ettik gayet güzel. Kendimi bir anda keşfedilen şarkıcı gibi hissettim. Tabi amcalar yaşlı olduğundan uykuları geldi uyudular yolculuğun 4. saatinde ilgi azalınca depresyona girdim çok fena oldum. * Bu şehirlerarası otobüslerde bazen laptopu çıkarıp kulaklığımı takıp film izliyom sıkıntıdan. O da tam izliyom sayılmaz hani yarım yamalak. Sanki herkes " aaa görgüsüze bak " , " öküz! öküz! havamı atıyon " dicekmiş gibi geliyo gizlene saklana izliyom filmi. Ama en feci anlar yanlış film seçtiğim anlar. Mesela filmin bir sahnesi sevişme sahnesi oluyor sanki ben otobüste yapmışım gibi utanıyorum. İnesim geliyor o an otobüsten. Muavin olaydan sonra ters ters bakıyomuş gibi geliyor. Su dağıtırken benim bardağıma asit koyacak şüphesiyle koklayarak, önce bir parmağımı değdirerek içiyorum suyu. Evet deliyim ne var! Birde başka bir beter olay var. Koltuk arasından bakmak suretiyle arkadaki kişinin yada yanındaki kişinin filme ortak olması. İyice mahcup oluyom altyazı varsa filimde altyazıyı açıyorum ki adam okusun yazıları filmi anlasın diye. Çok defa çift kulaklıkla çıktım yola yandakiyle beraber izleriz diye. O zamanlarda da yandaki ortak olmuyo filme. Sanki dünyanın en dandik filmini izliyomuşum gibi küçümseyerek bakıyor. İşte o zaman kişinin kafasını ekrana dayayıp burnundaki ve alnındaki yağlar ekranda iz bırakana kadar ekrana bastırmak istiyorum. Durduramıyorum kendimi. Güzel film arkadaşım o küçümseme izlediğim filmi! * Film izlemek deyince hepinizin aklına ya evinin salonu gelir yada sinema salonu gelir değil mi? Benim aklıma Parliament sigara geliyor direk. Neden böyle alakasız birşey geldiğini uzun süre düşündüm geçen gün hatırladım. 90 lı yılların başında Star tv ( O günlerdeki adıyla InterStar ) Parliament Sinema Gecesi diye birşey çıkarmıştı çok güzel filmler falan vardı hatta o kuşak başlarken parliament rengi diye tabir edilen renkteki bir gökyüzü belirirdi ekranda. İşte buymuş benim bu aklıma üşüşen alakasız kelimelerin sebebi. Küçükken yaşananlar nasıl sağlam yerleşiyormuş belleğe arkadaş?
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Yazıyorum okumasanızda olur ben yazıyorum.... Şaka lan şaka okuyun boşunamı yazıyom ben... Şşt gelin ya gitmeyin. Lan bari fotoraflara bakın sadece
Kategoriler
Arkadaşlarım
|